Kemiklerde oluşabilecek kırılmaları önler: Yürüyüş, koşu, dans, yoga ve pilates gibi vücut ağırlığına karşı yapılan egzersizler kemikleri güçlendirir. Bu egzersizler sırasında kemikler daha fazla kemik hücresi üreterek vücudun ağırlığına uyum sağlar. Gücün ve yoğunluğun artmasıyla kırık ve osteoporoz riski azalır.
 
Bağışıklığı güçlendirir: Fiziksel hareket, hastalıklara karşı daha güçlü bir bağışıklık sağlayan kandaki antikor oranını arttırır. Ayrıca, egzersiz sırasında artan vücut ısısı, bazı bulaşıcı organizmaların ölmesine sebep olur.
 
Sindirimi düzenler: Egzersiz yapmak bağırsak duvarındaki kasılmayı arttırır; atıkların daha kolay ilerlemesine ve kalın bağırsaktan geçiş süresinin kısalmasına yardımcı olur. Ancak yemek yedikten 1 ya da 2 saat sonrasına kadar beklenmelidir. Yemeğin hemen ardından egzersiz yapmak kan akışının bağırsaktan ziyade kaslara yönlenmesine sebep olur ve bu da sindirim sürecini yavaşlatır.
 
Daha genç görünen daha lekesiz bir cilt: Egzersizle artan dolaşım ve terleme, cilde daha fazla besin sağlarken yabancı ve atık maddelerin dışarı atılmasını sağlar.
 
Doğal “iyi hissetme” kimyasalları: Egzersis yapmak endofrin salgılanmasına sebep olur. Endofrin beyin tarafından salgılanan, modu yükselten, mutlu hissettiren, stresi azaltan, öz saygu ve özgüveni dengeleyen bir hormondur.
 
Egzersiz yapmak aynı zamanda serotonin ve dopamin gibi rahatlatan ve kolay uyumayı sağlayan nörotransmitterlerin artmasını sağlar.